Deneyimi tasarlarken kullandığımız araştırma yöntemleri, ihtiyaca ve duruma göre değişebiliyor. Kullanıcı ihtiyaçlarını belirlemek, kullanıcıların yaşadığı sorunları saptamak için kullandığımız bazı yöntemleri GIF’lerle birlikte inceleyelim.

Ethnographic Field Study (Etnografik Saha Çalışması)

https://giphy.com/gifs/angry-mad-computer-3ohs81rDuEz9ioJzAA

Kullanıcıların kendi ortamlarında gözlemlenmesidir. Kullanıcı rutin işlerini yaparken araştırmacı bu sırada gözlem yapar.

Bu yöntemle kullanıcıların davranışlarını, kullanıcılar üzerinde bir etki yaratmadan gözlemleyebiliriz fakat her davranışın nedenini ve altında yatan motivasyonu anlamak çok mümkün olmayabilir. Bunun için derinlemesine görüşmeler yapmamız gerekecektir.

In-depth Interview (Derinlemesine Görüşmeler)


Bu başlık sizin için ne ifade ediyor ?

Deneyimi tasarlarken çeşitli sorunlar üzerine kafa yorarız, bir etkileşimi en ufak detayına kadar tasarlar, farklı ihtiyaçlar için en iyi çözümleri uygularız. Konu metinlere geldiğindeyse lorem ipsum’u basıp geçmek günü kurtarır, fakat uzun vadede ciddi tasarım sorunlarına yol açar.

Tasarım aşamasına geldiğimizde arayüzü besleyecek metinlerin hazır olması ve tasarımın içeriğe göre hazırlanması önemlidir. Bu aşamaya geldiğimizde metinler hazır değilse köprüden önceki çıkış kaçmıştır ve tasarım problemleri ile karşılaşmak kaçınılmaz olur. Bu işin mutfağındaki çoğu kişi şu sözü duymaya aşinadır:

UI’da çözeriz.

Son tasarımlar hazırlandıktan sonra metinleri yazıp arayüze yapıştırmak doğru bir yaklaşım olmaz…


Tablolar uygulama arayüzlerinde özellikle dashboard yapılarının önemli bir parçasıdır. Yapısı gereği karmaşık olan kurumsal uygulamalarda tablolara önemli roller düşer.

Çeşitli kaynaklardan, modüllerden ve kullanıcılardan gelen yoğun veriler tabloları oluşturur. Bu verileri tabloya sığdırmak ile uğraşırken aşağıdaki gibi bir e-posta işleri daha da karmaşık hale getirir:

FW:RE: Tablo Gösterimi Hk.

Tabloya 14 haneli bir tutar kolonu daha ekliyor olacağız.

Bu talep tasarımcı için ciddi bir meydan okuma başlatır; tasarımcı ekranın sınırlarını zorlayıp yeni kolonu tabloya sığdırmalıdır. Çoğu kurumsal uygulama, şirkete ait hassas veriler içerdiğinden kurumsal uygulamalar için tasarım çözümlerine ve örnek kullanımlara ulaşamayız. …


Gün içerisinde mobil uygulama ve web sitelerini kullanırken arayüz ile etkileşime geçeriz, farkında olmasak da birçok döngü içine girer ve arayüzün bize ilettiği geri bildirimlerle karşılaşırız. Biz farketmeden mikro etkileşimler bizi yönlendirir ve bilgilendirir.

Microinteractions are the feel.

O’reilly Media’dan çıkan Micro Interactions kitabının yazarı Dan Saffer Mikro etkileşimlerin hisler olduğunu vurguluyor.

Mikro etkileşimlerin kökeni 1970’lere dayanır. O dönemde sosyolojik bir terim olarak kullanılmıştır. Sosyolojideki kullanımı toplumu oluşturan bireylerin arasındaki beden dili, jest ve mimikler olarak karşımıza çıkar. Beden dilimiz karşımızdaki kişi ile olan etkileşimde nasıl hissettiğimizi yansıtır.

İnsanların dışında kediler ve köpeklerde de mikro etkileşim kullanımını gözlemleyebiliriz. Kediler ve…


Karara varılamayan her toplantının sonu A/B testi yapalım ile biter. Duymaya alışık olduğumuz bu kavramın yanlış kullanımlarına sıkça tanıklık ediyoruz. Basit bir tanımla başlayalım:

Her karşılaştırma A/B testi değildir.

A/B testi temelde bir uygulamanın, web sayfasının, e-posta içeriği gibi etkileşimli ortamların mevcut hali ile en az bir alternatifinin eşit kullanıcı kitlesine gösterildiği metottur. Belirli bir dönüşüm hedefi doğrultusunda hangi alternatifin daha iyi performans gösterdiğini belirlemek için istatistiksel analiz yöntemlerinden faydalanılır.

A / B testi geliştirilmek istenen kısımlarla ilgili hipotez oluşturmaya teşvik eder ve deneyimin belirli öğelerinin neden kullanıcı davranışını etkilediğini daha iyi öğrenmemizi sağlar. Başka bir deyişle; yapılan değişikliklerin hangilerinin…


Deneyim tasarımcısı olarak zamanımızı kullanıcıların zihinlerini okumaya çalışarak geçiriyoruz. En güçlü araçlarımızdan biri olan kullanılabilirlik testlerinde, kullanıcıların yüksek sesle düşünmelerini isteyerek nerede zorlandıklarını anlamaya çalışırız. Kullanıcılarımızın zorlandığı noktaları belirlemek için farklı araçlara başvurduğumuz zamanlar da olur. Bu noktada göz izleme cihazı kullanılabilirlik araştırmalarında cazip bir yardımcı olarak karşımıza çıkıyor. Göz izleme cihazı kullanıcının zihnini okumak için bize farklı bir pencere açıyor: insanların neye baktığını bilmek yarı büyülü bir yetenek. İnsanların neye baktığı ve neye dikkat ettikleri arasında güçlü bir bağlantı vardır. Göz izleme cihazı bu sayede kullanıcıların düşünceleri ve ürünün neden kafa karıştırıcı olduğu hakkında yararlı ipuçları sağlayabilir.

Son yıllarda…

Sercan Er

UX Wizard. I drink & design things.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store